Ekranlardaki Kadına ŞİDDET ve TECAVÜZ

Elleriyle Yüzünü kapatmış yere oturmuş bir kadın bulunuyor.

 

 

Fatma BOZ

Engelsiz Kadın Haber Ağı, SİVAS 

25 Eylül 2019 

 

Dizi sezonunun açılması ile birlikte kadına yönelik şiddet ve tecavüz sahneleri de boy göstermeye başladı. Son yıllarda sayısı artan kadına şiddeti özendiren diziler ve küçük yaşta evlendirilen kız çocuklarının konu edildiği diziler sayesinde bu hatalar asla düzelmeyecek. 

Ülkemizde kadına şiddetin doruk noktaya ulaştığı bu günlerde kadına şiddetin çözümü için atılabilecek en büyük adım televizyonlardan bu dizilerin kaldırılması ve şiddeti konu alan bütün içeriklerin tamamen yasaklanmasıdır. 

Bir kaç sezon süren dizilerde aşk ve sevgi adı altında kadınların uğradığı fiziksel işkence ve psikolojik darp görüntüleri milyonlarca kişi tarafından izleniyor. Alkol ve sigara kullanımına sansür uygulayan RTÜK nedense kadına şiddeti meşrulaştıran televizyon dizilerine caydırıcı bir ceza uygulamıyor. 

Neredeyse her televizyon kanalının dizilerinde konu olan kadına şiddet ve tecavüz sahnelerinin artık farkındalık yaratma amacına hizmet etmediği iddia edilmesine rağmen dizi yönetmenleri olaya böyle bakmıyor. Kadına şiddete farkındalık getirmek için yaptıklarını söyleyen yönetmenlerden Osman Sınav’ın geçen haftalarda verdiği röportajda "Biz dizideki parmak kırma sahnesini kadına şiddete farkındalık yaratmak için yapmıştık. Biz iki tane parmak kırdık, kimsenin boğazını kesmedik, silahla öldürmedik.” dedi. Bir kadının iki parmağının kırılmasını hafife alan yönetmen Sınav’ın reyting uğruna yaptığı diziler artık hafife alınmayacak sahnelerden ibaret. Her yaştan ve her kitleden insanın ulaşabileceği televizyon daha dikkat edilerek kullanılmalı. 

Dizilerdeki şiddete ve tecavüze uğrayan kadın karakterler artarak devam ediyor. Bizlere güçlü kadınlar değil ezilen, boyun eğen, susturulan ve sindirilen kadınlar gösteriliyor. Farkındalık adı altında şiddet ve tecavüz normalleştiriliyor. Şiddeti, tecavüzü ve cinsiyetçiliği her akşam televizyon ekranlarından üzerimize boca eden bu diziler tez zamanda yok olacak gibi durmuyor, hatta yenileri ekleniyor. Onlardan biride Eylül’ün ilk haftası başlayan “ Aşk Ağlatır” dizisindeki genç kızın şiddet gördüğü sahneler tepki toplamaya devam ediyor. Bu dizilerin ortak noktası kadına şiddeti ve tecavüzü meşrulaştırmasıdır. Ülkemizin kadına bakış acısını zedeleyen bu diziler denetime tabi tutulmalıdır. 

Medyanın bu konuda ki sessizliği reyting uğruna yapılan oyunun bir parçası olduğunu gösteriyor. Bir kadının çıkaramadığı sesi olalım ve bunu milyonlarca para harcayıp diziler yapacağımıza şiddete ve tecavüze uğrayan kadınlara yardım edelim. 

Dizilerde güçlü kadın karakterler göreceğimiz ve Ocak ayından bugüne öldürülen 301 kadın için güzel günlere... 

 

Yazar Künyesi: 

Fatma Boz: Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümü 3'ncü sınıf öğrencisi, üniversite gazetesi bünyesinde haber yapıyor.

 

 

Sosyal Medyada Paylaş