Şule Çet Davasında İyi Hal İndirimi!

 

Şule ÇET'İn pankartlar üzerinde fotoğrafları bulunuyor. Erkek adalet değil Gerçek Adalet yazıyor                            

 

Birsen Kaya 

Engelsiz Kadın Haber Ağı, Ankara

6 Aralık 2019

 

Kadın örgütleri sahip çıktı soruşturma aşamasında kapatılmaya çalışılan bir cinayet, davaya dönüştü.  

22 yaşındaki üniversite öğrencisi Şule Çet, 22 Mayıs 2018’de Ankara’da bir plazanın 20’nci katından düşerek şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmişti. Şule Çet'in ölümüne ilişkin, sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand'ın "cinayet", "nitelikli cinsel saldırı" ve "hürriyeti tehdit" suçlarından yargılandığı davanın altıncı celsesinde karar çıktı.

Duruşması öncesi Ankara Kadın Platformu üyeleri, Ankara Adliyesi önünde bir araya geldi. Platform adına açıklama yapan Aysun Gençtanır, Şule Çet için adalet arayışında olduklarını vurgulayarak, "Her duruşmada intihar gibi gösterilmeye çalışılan bu cinayetin artık kapatılacak, örtülecek bir tarafı kalmamıştır. Delilleri yok eden, tecavüzü ve cinayeti örtmeye çalışan erkek yargı bugüne kadar mahkeme salonlarında Şule’nin bekaretini, yaşam tarzını, psikolojisini, ilişkisini, maddi durumunu yargıladı.‘Şule gezen tozan bir tipti, aldığı para yaşam tarzına yetmiyordu’ diyerek tecavüzcü katil Çağatay Aksu, Berk Akand aklanmaya çalıştı"dedi. Gençtanır, "5 duruşmadır parayla rapor hazırlatan avukatlar ve katiller, Şule’yi yargılayarak cinayeti, tecavüzü örtmeye çalıştılar. Bugün görülecek olan 6’ncı duruşmada gerçek adalet yerini bulsun istiyoruz. Gerçek adaleti istiyor, yaşamlarımızı savunuyoruz" dedi. 

Sanık avukatların savunmalarıyla başlayan duruşmada, cinayet şüphelisi Çağatay Aksu'nun suç işlediğine inanmadığını söyleyen avukatlar delilden çok kanıya dayanan, "Çağatay'ın suç işlemediğinden dolayı beraatini ve tahliyesini talep ediyorum" ifadeleriyle beraat talep etti.

Ortada delil olmadığını ve delillerin karartılmadığını savunan sanık avukatı, Şule Çet davasının sosyal medya yüzünden buraya geldiğini savundu. Mahkeme, davanın karar duruşmasında sanık Çağatay Aksu’nun müebbet ve cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da 12 yıl 6 ay hapsine, sanık Berk Akand’ın ise 18 yıl 9 ay hapsine hükmetti. Aksu'nun 'ağırlaştırılmış müebbet' hapis kararı mahkemedeki duruşu nedeniyle indirildi. Ne yazık ki diğer davalarda olduğu gibi Şule Çet davadasında da mahkeme iyi hal indirimi uyguladı ve müebbet hapis cezasına düşürdü. 

Kadınların şiddete karşı mücadelede en önemli dayanağı olan İstanbul Sözleşmesı bu dava da tamamen ihlal edilmiş oldu. Mahkemenin başından itibaren, savunma avukatlarının mağdurun yaşam tarzını ve özel hayatını sorgulayan yaklaşımlarına engel olmaması, Türkiye yargısının hala kadına karşı şiddet davalarında izlenmesi gereken usul ve uyulması gereken kurallar konusunda açık ve net düzenlemeler getiren Avrupa Konseyi’nin İstanbul Sözleşmesi’nden habersiz olduklarını ortaya koyuyor. 

Yazar Künyesi:

Birsen KAYA; Uzun yıllardır kadın çalışmaları yapıyor, çeşitli kadın dergilerine ve gazetelere  yazılar yazıyor.

Sosyal Medyada Paylaş